
Ümit Yaşar Oğuzcan
Madem iç dünyamızla yaşıyoruz! Neden, bundan bahsetmeyelim ? Öneri ve dileklerinizi lütfen paylaşın..














Son günlerde yorum yaparken bile soru soruyorum.
Şehir yaşamında korunaklı evlerimiz - işyerlerimiz de, makinelerle sunulan çözümlerin hayata getirdiği kolaylıkla, her birimiz bazen unutuyoruz gerçekte doğanın bir parçası olduğumuzu !..
Ortak dünyanın ortak sonu, çığlıkları büyüyor. Küresel ısınmanın etkilerini, susuzluğun kapıda olduğunu artık bağıra bağıra anlatıyorlar çığlıkları duydunuz mu?
Doğanın kırımıyla birlikte doğaya ait olan, ondan yararlandığını unutan insanoğlunun soyunun da sonu geliyor!...
Dünyada yokluk, açlık ve bozulmuş gelir dağılımı arttıkça.. sona hızla ilerlemekte kaçınılmaz.
Teknoloji obeziteye götürüyor bizi.. iştahla sadece tüketiyoruz.
Eski filmlerden bir replik geldi aklıma;
Kadın hayat kadını hayatını böyle kazanıyor, jönümüz Tarık Akan la karşılaşana kadar, hiç kimse değer vermemiş konuşmamış. Replik şöyle bakışı hayalinize bırakıyorum;
-.......hayatın boyunca bu zamana kadar ne ürettin?
kadının hayatı, aşık olacağı bu idealist adamın söylediği karşısında allak bullak olur ve değişimler başlar....
Çok farklı dönemler geçirdi önceki kuşakta yaşayanlar, değerler vardı korunan ve parasızda olsa sanata bakışı, toplumsal aydını vardı.
..
Artık dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan olayın bizi etkilediğini biliyoruz ve umursuyoruz.
Dünyanın bir yerinde olan depremin bir diğer yerdeki fay hattının gerilimini arttırdığı gibi .
Önceden taa uzakta bir olay yaşanıyorken daha huzurla durabiliyorduk.
Teknoloji bu durumu değiştirdi,
farkedersek (medya katkısıyla oluyor birçoğu... bu konuda başka bir başlıklı yazı yazmak şart oldu) yaşananlar hakkında hızla önlem alıp olaylarla bazen ilgileniyoruz.
birileri dünyanın bir yerinde,
insanlık sonunu bu resimdeki gibi gösterdiyse;
yaşanılası kılmak için bu dünyayı, hareket etmek gerekiyor.
Repredüksiyon Çalışmasına başlarkenEn kolay resmi nasıl yaparız? küçük karelere bölerek..Böldüm kendimi ve karşıma aldım
Baktım tekrar,
gördüğüm her damla yaşadıklarım ve bu hatıralarda kendim ve hayatla birlikte yavaşça erirken..
bir zamanlar anlamı büyük olan, anlamını yitiriyorken .. bir daha baktım
Hiç bitecek gibi değil bu sulugözlü içimin sızısı.
Tüm hücrelerinde karşıma ben çıktım! tüm sorularında, yanıtlarında, çıkmazlarında
kendi tercihlerimin sonucu olan ben, bazısını boş, bazısını karışık buldum yansımalarda
hep kendimi görünce, çıkmazlarda benim olduğumu
bakakaldım seyrine ne garip bir tuzak.
Resmin, içimdeki oyununa ithaf olunur.
Bugün televizyon seyretmek için kanal kanal gezindim. Uydu sisteminde (TurkSat) seyredebileceğimiz 99 kanal var iyi bir sayı.
Hayal ne güzel yakışmış size










teknolojinin, insanı bulunduğu yere sabitleyen ve hayatı öğretmeden zaman geçiren, büyük bir yalnızlık yaratacağını düşündüğüm internet oyunlarına inat; sokakta oynanan oyunlardan yanayım 
zor karar
Söz kesilecek. O, merakla bakarken, Nişan diyecekler izlemeye devam edecek "Kısmet bakalım sonuna!"






